yazi-dili-ne-konusma-dili-neBilindiği gibi, ana dil, insanın ailesinden ve içinde yaşadığı topluluktan edindiği dildir.Bazı dil bilimcilere (linguistic, filolog) göre insan, ancak kendi ana dilinde düşünebilir ve yalnızca kendi ana dilinde rüya görebilir.

Geçenlerde basında çıkan bir habere gore, New York’lu bir genç Amerikalı, aralarında İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Rusça, Ispanyolca, Çince, Hintçe, Arapça’nın bulunduğu 23 zor dili öğrenerek bir rekor kırmış.İşin ilginç yanı, dil öğrenme yeteneğiyle şaşırtan bu genç, Türkçe de biliyormuş.

Bir insanın, bir dile bütün yönleriyle hakim olabilmesi için dil bilim uzmanlarına gore en az 10 yıl gerekirken, böyle 23 dile birden genç yaşta hakim olması mümkün müdür?

İngilizlerin “street language” dedikleri türden yabancı dil öğrenmek ise hiç kuşkusuz mümkündür.

Dünyaca ünlü yazar Shakespeare bile, kazandırdığı kelimelerle (sözcük) sözcüklerle İngilizceyi seçkin bir dil haline getirirken bu amaçla bütün ömrünü vermişti.

Yine basında yer alan diğer bir habere göre, Fransa Başbakanı Jean-Marc Ayrault, kabinesinde Fransızca’dan başka bir dil kullanılmasını yasaklamış.Dünyada ulusal dillerine düşkün Fransa gibi çok sayıda ülke var.

Basında, zaman zaman dil konusunda böyle haberler yayımlanıyor.

20.yüzyılda başlayan küreselleşme olgusu ile birlikte dünyadaki ulusal diller büyük bir ilerleme kaydetti.Dünya dilleri bu bağlamda, uluslararası çeviri (tercüme) diliyle birbirlerinden karşılıklı olarak çok sayıda kelime, deyiş, terim ve kavram almaktadırlar.

Geçmiş yıllarda dünya dillerine en fazla kelime vermiş olan dil Fransızca idi.Bugün ise Amerikan İngilizcesi…

Dil bilimciler ve çevirmenler (tercüman, mütercim) uluslararası kültürün ve dilin yayılmasında olağanüstü bir işlevi yerine getiriyorlar.

Çeviri dili, herhangi bir metni, bir dilden başka bir dile çevirmek, başkalarının düşünce ve duygularını bildirmek, dile getirmek ve anlatmak gibi çok karmaşık bir sentezdir.Böylelikle, hem uluslararası bilim, teknoloji, ekonomi, ticaret, sanat, müzik, spor, moda, edebiyat ve felsefe gelişmekte; hem de dünya dilleri yeni anlatım teknikleri ve yeni cümle yapıları kazanarak daha da zenginleşmektedir.

Uluslararası çeviri sanatı giderek büyük önem kazanmaktadır.Çeviride amaç, herhangi bir dildeki eseri, o dile özgü edebi dil ve anlam yapısını korumak kaydıyla, diğer bir dilin kültürü ve kuralları içerisinde uyarlamak ve okuyucuya kendi kültürü çerçevesinde kavrayabileceği biçimde yansıtmaktır.Başka bir deyişle, o eseri yeniden herhangi bir yabancı dilde yazmaktır. Bu yönüyle, özellikle edebiyat eserlerinin gereği şekilde çevrilmesi çok farklı, çileli ve zorlu bir süreçtir. Bu yüzden, entelektüel bir meslek olan edebiyat çevirmenliği pek ilgi görmemekte, yeterli bilgi ve deneyim sahibi çevirmen bulmakta zorluk çekilmektedir.

Edebiyat bir bilim dalıdır. Edebiyat; olay, düşünce, duygu ve hayalleri dil aracılığı ile biçimlendiren toplumsal bir ileti. Bir felsefe ve arayış. Duygu ve düşünceler yaşamın temel yapı taşlarıysa, edebiyat da bunu esas alan toplumsal ve kültürel bir olgu…

Çevirmenin en az 10 yıl yüksek düzeyde dil bilgisi, deneyim, genel ve bilimsel kültüre ve derin düşünce yeteneğine sahip olması; her iki lisanı da, bilimsel ve edebiyat dili olarak çok iyi öğrenmiş olması; çevirisini yaptığı metni, yazarının özgün ifadesine bağlı kalarak tam ve doğru olarak aktarması gerekir.İki dil bilenlere özgü verilen “Bi-lingual” sıfatı öyle kolay elde edilen bir ünvan değildir. Çevirmenlik, büyük emek, yetenek ve göz nuru ister. Çeviri sanatı, kimyasal ya da fiziksel elementleri ezberlemek gibi öğrenilmez.Entelektüel kültür gerektirir : Çevirmenlik öğretilmez, öğrenilir.

Oysa, günlük hayatın içinde yer alan kalıplaşmış yaklaşık 50 kelimelik genel konuşmaları çevirmek kolaydır. Ancak, dillerin kaynaklarını, kelimelerin kapsamlı anlam ve yazılışını, dil bilgisi ve tümce (cümle) yapısı kurallarını bilmeyen bir kimse, bilimsel bir eserin çevirisini yapamaz.

Bugün dünyada, dil bilenlerin sayısı görünürde artıyor; ama nedense, kendi dilini gerçekten bütün yönleriyle bilen insan sayısı giderek azalıyor.Bu yüzden, çevirmenlik, çok güç bulunan entelektüel bir meslek haline geliyor.

Dünyadaki üniversitelerin son yıllarda dil ve edebiyat alanında bilimsel etkinliğini yeterince geliştirememesi; toplumlarda kitap okuma alışkanlığının ve kültürünün azalması; özellikle birçok batılı dünya ülkesinde toplumsal ve ekonomik karmaşa yaşanması buna neden olarak gösteriliyor.Toplumlar sanat, felsefe ve edebiyattan uzaklaşıyor.İstatistiklere göre, insan başına düşen “basılan ve okunan kitap, dergi ve gazete sayısı” artan nüfusa gore giderek düşüyor.

Dünyada, medeniyet (uygarlık) tektir, fakat kültürler ve ulusal diller farklıdır.Kültürler ve diller arasında çeşitlilik vardır.Bu açıdan, çeviri sanatı, kültürler ve diller arası bir köprüdür.Bir ülke toplumu, diğer ülke toplumlarında oluşan kültürü çeviri yoluyla öğrenir.Ülkelere bu tür imkanları sağlayan sürecin gizli kahramanları çevirmenlerdir. Günlük hayatta karşılaşılan çeviriler, bir gazete haberidir, makaledir, denemedir, eleştiridir, teknik bilgidir, filmdir, TV dizisidir, TV programıdır, görüştür, bilimsel araştırma ve incelemedir, romandır, öyküdür, şiirdir, şarkı sözüdür, spor terimidir.

Çeviri sanatı, ülkeleri ve kültürleri birbirine yakınlaştırıyor.Ülkeler ve kültürler arası iletişim, anlayış, dostluk ve saygı bu sayede gelişiyor.Hukuk, bilim, teknoloji, ekonomi, tıp, ticaret, sanat, edebiyat, moda, felsefe, müzik, spor (futbol gibi) çevirinin getirdiği katkıyla bütün dünyada yayılıyor, tüm insanlara ulaşıyor ve bu yolla uluslararası ortak kültür ve geleneğe dönüşüyor.

Dünya dilleri; hukuk, bilim, teknoloji, ekonomi, ticaret, sanat, edebiyat, müzik, moda, spor ve felsefede kendi ulusal değerlerine sahip çıkarak, bu alanlarda evrensel kültüre yaptıkları katkı oranında saygınlık kazanmakta ve bu nedenlerle de evrenselleşmektedir. Mesela İngilizce; bilim, teknoloji, ekonomi, toplumbilim, sanat, edebiyat ve felsefeye yaptığı özgün katkılar nedeniyle yazı dili, edebiyat dili, devlet dili, nihayet uluslararası iletişim dili haline gelmiştir.

Dünyada gelecekte tek bir evrensel dilin gerçekleşmesi pek mümkün olmayan bir hayaldir.Bu nedenle; batılı ülkelerde, tanınmış yazarların yönetiminde, “yaratıcı yazarlık ve çevirmenlik (translator, interpreter) atölyeleri” var. Bu atölyelerde, ulusal ve uluslararası kelimelerin etkin ve doğru kullanılmasının yanı sıra, yetenekli kimselere çeviri, gazete haberi, röportaj, araştırma, inceleme, makale, deneme, öykü, anı, roman ve şiir yazarlığı öğretiliyor.

Sonuç olarak, çeviri sanatı; önemini, işlevini ve saygınlığını günlük hayatta artırarak sürdürüyor ; her yerde, her zaman dünya insanının karşısına çıkıyor; hayatın ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor.

 

Kaynak: Önder Gürcan, Manisa Haber Gazetesi, http://www.manisahabergazetesi.com.tr,  ANA DİL, YABANCI DİL VE ÇEVİRMENLİK,

Derecelendirme:
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Kullanıcı Yorumları


Yorum yapabilmek için Giriş yapın.


Benzer Haberler


22 Şubat 2014, Yorum Yapılmamış
22 Şubat 2014, Yorum Yapılmamış
18 Şubat 2014, Yorum Yapılmamış
04 Şubat 2014, Yorum Yapılmamış
04 Şubat 2014, Yorum Yapılmamış